huraydogdu // Haberler
YOKSUL ÇOCUĞUN BOYU UZAMIYOR
Yoksul çocuğun boyu uzamıyor
Prof. Dr. Ayşe Buğra’ya göre güncel literatürde yoksulluk ölçütü olarak kişi başına gelir miktarı kullanılsa da, özellikle çocuk yoksulluğunu ekonomik bir terim gibi değerlendirmemek gerekiyor.
Yoksulluk, insanların yaşadıkları topluma eşit bireyler olarak katılmalarını engelleyen bir durum diyor Prof. Dr. Buğra:
Tabii bu gelirle ilgili; ama onun yanı sıra eğitim haklarından eşit faydalanmamayı getiriyor, sağlık hizmetlerinden de. Aynı zamanda yoksul ailelerin yaşadıkları alanlarda çocukların kullanabilecekleri park, bahçe, oyun alanları olmuyor. Dolayısıyla çocuk, çocukluğunu yaşayabileceği rahat bir toplumsal ortam bulamıyor ve topluma katılımı engelleniyor. Bu da ilerde çok büyük sorunlar yaratıyor. Diğer taraftan yoksul ailelerdeki çocuklar iyi eğitim alamıyor, sağlıksız oluyor.
Sağlık hizmetleri yoksul çocuklar için hayati önem taşıyor. 2003 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) verilerine göre ülkemizde her yıl canlı doğan 1000 bebekten 29’u bir yaşını tamamlamadan, 37’si beş yaşından önce hayatını kaybediyor. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerle, hatta komşu ülkelerle karşılaştırılamayacak kadar yüksek. Ayrıca ülkemizde çocukların neredeyse yarısı (yüzde 46) tam olarak aşılanmıyor; yüzde 3’üne hiç aşı yapılmıyor. Ailelerin yarısı gerektiğinden fazla, dörtte biri gerektiğinden daha az kalori ve proteinle besleniyor. Hayvansal protein (et, yumurta, süt, yoğurt gibi) tüketimi Avrupa ülkelerinin üçte biri kadar. Sonuç olarak çocukların yüzde 12’si kısa boylu-bodur kalıyor; yüzde dördü zaten düşük kilolu doğuyor. Yetersiz beslenme de çocuk yoksulluğunun en önemli etkilerinden biri. Bu kriter de diğerlerinde olduğu gibi ülkenin doğusuna gittikçe yüksek oranlara ulaşıyor. Doğu bölgelerinde çocukların yüzde 7.7’sinde ileri derecede yetersiz beslenme görülürken, bu oran batıda yüzde 1.9’a düşüyor.
|
Hit:88 |
29.06.2007 21:39:19 |
|
|
|